1. Neden Filipinler? (Alternatiflerim Nelerdi?)
Bu yazıyı benim gibi dil öğrenmek için araştırma yapanlar için yazıyorum. Bu sürece başlamadan önce defalarca araştırma yaptım ve sonunda seçeneklerimi ikiye düşürmüştüm: Londra ve İrlanda. Daha sonra bazı vize sorunları sebebiyle rotam Filipinler’e döndü. Açıkçası bu ilk planım değildi ama süreç beni buraya getirdi diyebilirim.
Bu arada Filipinler ile yolum aslında çok önceden kesişmişti. Ben bir yazılım geliştiricisiyim ve PHP ile kodlama yapıyorum. Filipinler’in para biriminin de PHP (Filipin Pesosu) olması benim için küçük ama eğlenceli bir detaydı 🙂
2. Filipinler’de Dil Okulu Var mı?
Kısa cevap: Evet, var.
Filipinler Asya’da bulunan bir ülke olmasına rağmen, diğer birçok ülkeye göre oldukça farklı bir yapıya sahip. Ülkenin resmi dili Tagalog olsa da, eğitim dili İngilizce olduğu için neredeyse herkes akıcı bir şekilde İngilizce konuşabiliyor.
Bu yüzden özellikle Asya’daki birçok ülkeden dil öğrenmek için buraya gelen çok fazla öğrenci var. Çoğu öğrencinin Asya ülkelerinden olduğunu, ardından Arap ülkelerinden gelenlerin yoğun olduğunu söyleyebilirim.
Günlük hayatta sadece İngilizce konuşarak rahatlıkla iletişim kurabilirsiniz.
Tagalog ve İngilizce dışında her bölgede farklı yerel diller de konuşuluyor. Örneğin Manila’da Tagalog konuşulurken, Cebu bölgesinde Cebuano dili yaygın. Samar ve Leyte gibi yerlerde Waray konuşuluyor. Bunu biraz Türkiye’deki ağızlar/diyalektler gibi düşünebilirsiniz.
Ama herkesin İngilizce bilgisi var. Hatta genel olarak bir Filipinlinin kendi yerel dili + İngilizce + Tagalog olmak üzere 3 dil bildiğini söyleyebiliriz. 😄
3. Eğitim Sistemi Nasıl? (1’e 1 Dersler)
Diğer birçok ülkede birebir ders almak mümkün olsa da, dil okulları genelde grup/sınıf mantığı ile ilerliyor.
Filipinler’de ise sistem oldukça farklı. Dersler genellikle 1’e 1 şeklinde işleniyor ve bunlara ek olarak isterseniz grup dersleriniz de olabiliyor.
Örneğin günde 4 saat dersiniz varsa, bu 4 saatin tamamında aktif olarak konuşmanız ya da sorulara cevap vermeniz gerekiyor. Bu durum zaman zaman yorucu ve hatta biraz gürültülü olabiliyor. Ancak öğrenme açısından baktığımda, klasik grup derslerine göre çok daha verimli olduğunu söyleyebilirim.
Grup dersleri ise daha çok sosyalleşme odaklı olduğu için keyifli oluyor.
Ben eğitimim boyunca 4 ders 1’e 1, 2 ders grup dersi olarak ilerledim. Son birkaç ay grup derslerimi de 1’e 1’e çevirip 6 saat tamamen birebir ders şeklinde devam ettim.
1’e 1 derslerin bir diğer avantajı da şu: Eğer konuşurken çekiniyor ya da utanıyorsanız, size daha “rahat” bir alan sunuyor. Sadece öğretmeninizin duyduğu bir ortamda kendinizi çok daha rahat ifade edebiliyorsunuz.
Bir de hepimizin bildiği klasik bir durum var: “Anlıyorum ama konuşamıyorum.” 😄
İşte bu sistem tam olarak o problemi çözüyor. Çünkü konuşmak zorundasınız.
Eğer gerçekten sorulara cevap vermeye çalışırsanız, 1 ay sonra geldiğiniz noktaya siz bile şaşırabilirsiniz.
4. Hangi Şehri Seçmeli? (Cebu, Manila vs.)
Bu konuda iki seçenek var: Manila ve Cebu.
Manila, Filipinler’in başkenti ve biraz daha gelişmiş imkânlara sahip diye düşünüyorum. BGC denilen Bonifacio Global City (BGC) inanılmaz modern alanlara sahip bir yer. (Fotoğraflara bakarsanız burası Filipinler mi diyebilirsiniz :D)
Fakat ben Manila’da sadece uçak aktarması için bulundum, bu yüzden tecrübem yok.
Fakat kıyaslama yapmadan Cebu’yu kesinlikle önerebilirim. Cebu genel olarak Filipinler’in tam ortasında kalan bir ada. Ada deyince aklınıza ufak bir yer gelmesin. 200 km uzunluk, 32 km genişlik ile 4.468 km²’lik bir adadan bahsediyoruz.
Bu ada önceden ülkenin başkenti olarak görev yapmış. Bu bölgede birçok lokasyonda dil okulları mevcut.
Ben bu sebeple Cebu’da IT Park diye geçen bölge ve civarındaki dil okullarının daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. 9 ay boyunca burada okula gittim ve burada bir daire tutup yaşadım. Her şey çok rahattı. Bu lokasyonun diğer okullara göre nispeten çok daha fazla imkâna sahip olduğunu düşünüyorum.
5. Günlük Hayat Nasıl?
Öncelikle burasının farklı bir kültüre sahip olduğunu, ekonomik durumun, mutfak kültürünün, insanların, hava koşullarının ve hatta doğa olaylarının (Volkan 🌋, Tayfun 🌀, Deprem 🌏) her şeyin farklı olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
Burada konfor alanını terk etmenin getirdiği bir “hayatta kalma” modu da devreye giriyor. Farklı bir ülkedesiniz ve iletişim kurabilmek için gerçekten İngilizce kullanmak zorundasınız. Ama insanların çok nazik ve yardımsever olmaları ve yabancılara alışık olmaları ilk zamanlar adaptasyon için çok iyi oluyor.
Bir diğer önemli konu da şu: Türk öğrenci neredeyse hiç yok.
Ben 9 aylık süre boyunca okulda tek Türk öğrenciydim. Dışarıda ise sadece 3-4 kişiye denk geldim.
Muhtemelen Avrupa’da bir dil okuluna gitseydim, mutlaka birkaç Türk ile karşılaşır ve kendi aramızda Türkçe konuşmaya devam ederdik. Bu da gelişim sürecini yavaşlatabilirdi.
Bu konuda gözlemim Japon ve Arap öğrencilerin nispeten fazla olmasından dolayı kendi aralarında kendi dillerinde iletişime devam etmeleri sebebiyle biraz daha etkilendikleri oldu.
Bu yüzden Filipinler bu konuda benim için ciddi bir avantaj oldu. Kendi ailem dışında neredeyse Türkçe konuşmadığım için bir yerden sonra düşünmeye bile İngilizce başladım.
Bunlar dışında Filipinler harika bir doğaya sahip. Gezilecek, ziyaret edilecek birçok turistik alanı ve harika plajları, adaları var. Resimlerde gördüğünüz o cennet gibi yerler gerçekten varlar :) Her hafta sonu yapabilecek harika aktiviteler bulabilirsiniz.
Özellikle ada turizmi konusunda Filipinler gerçekten çok güçlü. Hafta sonu kaçamağı olarak gidebileceğiniz sayısız destinasyon var. Örneğin Cebu çevresinde bile günübirlik ya da kısa konaklamalı olarak gidebileceğiniz Kawasan Şelaleleri, Moalboal’daki sardalya sürüleriyle yüzme deneyimi ya da Oslob’da balina köpekbalıkları ile yüzme gibi oldukça farklı deneyimler yaşayabilirsiniz.
Bunun dışında biraz daha planlı seyahatlerde Siargao, Palawan, Boracay ve Bantayan gibi adalar mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.
Siargao → daha çok sörf ve chill ada vibe’ı, coconut ağaçları arasındaki o harika yol
Palawan (özellikle El Nido & Coron) → lagünler, turkuaz sular, harika doğası
Boracay → bembeyaz kumsallar ve daha turistik yapı (burası çok turistik, gitmeseniz de olur)
Bantayan → daha sakin ve lokal deneyim
Buralar genelde Filipinler denince akla gelen o “kartpostal” görüntülerinin olduğu lokasyonlar ve gerçekten beklentinin çok üzerinde yerler.
Tarihi tarafına baktığınızda ise özellikle İspanyol sömürge döneminden kalan yapılar dikkat çekiyor. Cebu’daki Magellan’s Cross, Basilica del Santo Niño gibi yapılar ülkenin tarihine dair güzel bir perspektif sunuyor.
Şehir manzarası için ise Cebu TOPS’a mutlaka gitmelisiniz. Özellikle akşamüstüne doğru gidip gün batımını izlemek ve şehrin ışıklandığı sürece tanık olmak inanılmaz güzel bir deneyim.
Yani sadece dil öğrenmek için değil, aynı zamanda keşfetmek için de oldukça zengin bir ülke diyebilirim. Bu da süreci sadece “okul” olmaktan çıkarıp daha keyifli ve unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor.
6. Konaklama ve Yemek
Konaklama konusunda iki seçenek var: okul yurdu ya da dışarıda ev kiralamak.
5 ay kapsül okul yurdunda, 4 ay dışarıda ev kiralayıp kalarak bu iki seçeneği de tecrübe ettim ve iki tercihin de kendine göre avantajları, dezavantajları var. Bu yüzden bir kıyas yapmak istemiyorum ama okul yurtları genelde okulun içinde oluyor ve okula gitme gibi sürelerden sizi kurtardığı için biraz daha disiplinli hale getiriyor.
Dışarıda evde kalmak ise daha özgür ve kendi düzeninize uygun ama burada tüm sorumluluk sizde oluyor.
Yemek konusunda açık olmak gerekirse Filipin mutfağı herkese hitap etmeyebilir. Genelde kızartma ağırlıklı ve Türk mutfağı ile hangi Asya ülkesini kıyaslarsanız kıyaslayın özleyeceksiniz :) (Gerçi ben Japon mutfağına çok alıştım ama olsun.)
Cebu’da alternatif seçenekler rahatlıkla bulabileceksiniz. Kore, Japon, İtalyan, Amerikan ve Orta Doğu gibi birçok alternatif var. Eğer çok seçiciyseniz bilemem ama aç kalmayacaksınız, merak etmeyin. En kötü ihtimalle hepimizin aşina olduğu pizza, burger vs. zincir restoranlara gidebilirsiniz.
7. Maliyetler
Filipinler’in en büyük avantajlarından biri maliyet oluyor.
Avrupa ve Türkiye’ye kıyasla ciddi şekilde daha uygun. Özellikle 1’e 1 ders sistemine rağmen fiyat/performans oldukça iyi. Günlük yaşam da ekonomik.
4 ders 1’e 1 ve 2 ders grup dersi şeklinde okul fiyatları aylık 900 dolar civarında değişiyor. Okul konaklamaları ve ev fiyatları çok değişken olsa da 500 dolar civarında düşünebilirsiniz. Yemek konusu da tercihlerinize göre değişen bir diğer kalem. Benim gittiğim okulun yemekhanesi açık büfe, aylık 300 dolardı.
8. Güvenli mi?
Kısa cevap: Evet, ama yine dikkatli olmak gerekiyor.
Ben Cebu’da özellikle IT Park çevresinde kendimi oldukça güvende hissettim.
Dikkat edilmesi gerekenler:
- Gece ıssız yerlere gitmemek
- Değerli eşyaları göstermemek
- Bilinmeyen yerlere tek gitmemek
9 ay boyunca hiçbir sorun yaşamadım ama birkaç arkadaşım telefonunu çaldırdı.
Özellikle gittiğiniz eğlence mekânlarında dikkatli olmanızı ve telefonunuzu şort ve eşofman cebinize koyduğunuzda fermuarlı cebiniz yoksa ekstra dikkatli olmanızı öneririm.
9. Gerçekten İngilizce Gelişiyor mu?
Aslında bu sorunun cevabı büyük ölçüde şu iki şeye bağlı:
- Ne kadar konfor alanından çıkıyorsunuz
- Ne kadar konuşmaya zorluyorsunuz kendinizi
Filipinler’deki sistem sizi zaten konuşmaya mecbur bıraktığı için gelişim kaçınılmaz oluyor.
Hem 1’e 1 dersler hem de günlük hayatta sürekli İngilizce konuşmak zorunda olmak, süreci ciddi anlamda hızlandırıyor.
Kendi adıma söyleyebilirim ki, özellikle ilk 1 ay sonunda bile farkı net bir şekilde hissediyorsunuz.
Fakat eğer burada gündelik hayatta dili kullanmazsanız, okuldan sonra arkadaşlarınız ile beraber sohbet etmez, dışarıda iletişimi minimumda tutmaya çalışırsanız boş yere dil okuluna para harcamayın diyebilirim.
Bunun sebebi şu:
Evet, okulda dili öğreniyorsunuz ama o dili okul değil, dışarıda kullanarak pekiştiriyorsunuz.
Okul sadece bir araç oluyor burada.
10. Kimler İçin Mantıklı / Kimler İçin Değil?
Kimler için mantıklı
- Speaking geliştirmek isteyenler
- Konfor alanından çıkabilenler
- Uygun bütçeyle yurtdışı deneyimi isteyenler
- “Anlıyorum ama konuşamıyorum” diyenler
Kimler için değil
- Avrupa konforu arayanlar
- Yemek/hijyen konusunda çok hassas olanlar
- Kendini zorlayamayanlar
11. Artılar & Eksiler
Artılar
- 1’e 1 ders sistemi
- Sürekli İngilizce konuşma zorunluluğu
- Uygun maliyet
- Türk öğrenci azlığı
Eksiler
- Yemekler herkese hitap etmeyebilir
- Nemli ve sıcak hava
- Gürültülü ders ortamı
12. Son Tavsiyelerim
Gitmeden önce şunu netleştirmenizi öneririm: Buraya öğrenmeye mi gidiyorsunuz, yoksa yaşamaya mı?
Eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız:
- Konuşmaktan kaçmayın
- Hata yapmaktan korkmayın
- Okul dışında da İngilizce konuşun ve Türk arkadaşa denk gelirseniz kesinlikle sürekli kendi dilinizde iletişim kurmayın, farklı insanlarla vakit geçirin
Bu süreçte sadece İngilizce öğrenmeyeceksiniz, farklı kültürlerden insanlarla iletişim kuracaksınız ve onların kültürlerini de öğreneceksiniz. Farklı ülkelerdeki insanların hayatlarını gözlemleme fırsatı bulacaksınız. Yaşadığınız sorunlara kendi başınıza çözüm geliştirmeyi ve hayatı öğreneceksiniz. Eğer daha önce yalnız başınıza yaşamadıysanız, kesinlikle öğreneceğiniz harika şeyler olacak.
Eğer Filipinler'de dil okuluna gitmeyi düşünüyorsanız ve aklınıza takılan sorularınız varsa benimle sosyal medya hesabım instagram.com/gokselozardali üzerinden iletişime geçebilirsiniz.